Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan ve hepimizde özel anıları olan Sümerbank’ın tescilli ismiyle yola çıkan Siyez Evi, Siyez Buğdayının 12.000 yıllık öyküsünü günümüze taşıyor.
Emekli öğretmen olan bir kadın girişimcinin önderliğinde kurulan Siyez Evi, siyezli ürünleri herkesle buluşturmak ve geleneksel tatları modern yaşamla uyumlu hale getirmek amacıyla yola çıktı. Bugün İstanbul’un farklı noktalarında açılan fiziksel şubelerimizle ve Siyezevi.com.tr web sitemizle bu eşsiz mirası daha fazla insana ulaştırıyoruz. Hedefimiz, Türkiye’nin dört bir yanında yeni şubeler açarak Siyez Evi’nin doğallığını ve lezzetini herkesin kolayca erişebileceği hale getirmek.
Geleneksel lezzetleri yaşatmayı misyon edinen Siyez Evi, akademik gastronomi bölümleriyle, şeflerle ve beslenme uzmanlarıyla birlikle ekşi mayalı ekmek, poğaça, simit, kurabiye ve atıştırmalık tariflerine siyezle yeni bir yorum getiriyor ve damaklardaki hafızayı canlandırıyor. Bununla birlikte, besleyici ve doğal içeriklere verdiğimiz önem doğrultusunda, Atalık Un çeşitlerinden şekersiz tatlılara, glütensiz ürünlerden yerel ve iyi gıdalara kadar geniş bir ürün yelpazesi sunarak sağlıklı beslenmeyi her yönden destekliyoruz.
12.000 yıl içerisinde dünyada çok şey değişti, ancak Siyez Buğdayı en saf haliyle sofralarımıza ulaşmaya devam ediyor. Biz de Siyez Evi olarak, bu benzersiz mirası daha geniş kitlelere ulaştırmak için büyümeye, yeni şubelerle yolculuğumuzu sürdürmeye devam edeceğiz.
SİYEZ ÇİFTÇİLERİ VE ÜRETİM
Siyez buğdayı binlerce yıl önce oldukça fazla ekilirken, modern buğday, içerdiği glüten oranından ve verimliliğinden dolayı onun çok önüne geçmişti. Siyez buğdayının ekimi zaman içerisinde gittikçe azalmıştı. Kastamonu’da ise siyez buğdayı hayvan yemi olarak kullanılıyordu. Büyükbaş hayvanlar daha çok süt veriyor, tavuklar sağlıklı yumurtluyor diye onlara yetecek kadar Siyez Buğdayı Ekimi yapılıyordu.
Son dönemde Siyez Buğdayı, glüten oranının düşük olması, besin değerinin yüksek olması ve 12.000 yıldır hiçbir değişime uğramayan tek tahıl olması nedeniyle sağlıklı besin arayanlar tarafından yeniden keşfedildi.
2017 yılında Siyez Evi olarak, siyez buğdayının ekiminin ve tanıtımının yaygınlaştırılması amacıyla kurulduğumuzda Kastamonu çiftçisi ile uzun toplantılar yaptık. Yaklaşık 140 çiftçinin, ekilmeyen alanlarda siyez ekimi yapması için tohumluk olarak ayrılan 200 ton siyez buğdayı ile Sözleşmeli Tarım Modelini uyguladık, çiftçilerimiz ile anlaşma sağladık.
Ekim ayında, büyük bir arzu ve heyecanla Siyez Çiftçilerine tohum dağıtıp, ata yadigarı siyezi toprakla buluşturduk.
Ziraat mühendislerimiz ve çiftçilerimizle birlikte bilgi ve deneyimlerimizi birleştirerek ekim, üretim ve hasat süreçleriyle ilgili toplantılar yaptık. Toplantıları saha çalışmalarıyla destekleyerek ilk hasadı gerçekleştirdik.
Her yıl artan talebe hızlıca cevap verebilmek, daha verimli ve daha kaliteli ürün yetiştirmek için Kastamonu’da çiftçilerimizle sürekli olarak üretiyor, bunun mutluluğunu tüm siyez severlerle paylaşıyoruz.
Pandemi döneminde de üretime devam ettik, ediyoruz. Üreterek güçlü kalacağımızı biliyoruz. Bu yolda umutsuzluğa asla yer yok! Birbirimize tutunacağız, üretimden vazgeçmeyeceğiz...
Biz ülkemize, toprağımıza, çiftçimize inanıyoruz.