10.000 yıl önce kültüre alınmış modern buğdayın atası olan siyez buğdayının (Triticum monococcum) ilk kez Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan Karaca Dağ’da kültüre alındığı düşünülüyor.

Siyez buğdayına verilen ilk isim Hititçe bir kelime olan “Zız” iken, daha sonraları “Siyez” ve bazen de “Kaplıca” olarak adlandırılmıştır.

Siyez buğdayı, tek başakçıklı olması ve sıkı kavuz yapısı ile hastalık ve zararlılara dayanıklıdır. Kurak şartlarda ve fakir topraklarda rekabet gücü yüksektir. Kışın sert geçtiği Kastamonu, siyez buğdayının Türkiye’de en çok ve en rahat yetiştirildiği yerdir.

Siyez buğdayının kurak bölgelere adapte olması üretimde kimyasal gübrenin az kullanılmasına olanak sağlar. Hastalık ve zararlısının olmamasından kaynaklı da pestisit ( tarım ilaçları) kullanımı oldukça az ve hatta bazı bölgelerde neredeyse sıfırdır.

Bugünkü bilinen buğdayın en eski türü olan siyez 14 kromoza sahip diploid bir buğdaydır (2n=14). Çoğunlukla makarna üretiminde kullanılan durum buğdayı tetraploid bir buğdaydır ve 28 kromozom içerir. Modern buğday ve spelt 42 kromozom içerir ve hexaploid bir buğdaydır.

Siyez buğdayı yüksek protein, potasyum, B6 vitamini, lutein, fosfor, esansiyel yağ asitleri ve betakaroten içerir.

Siyez buğdayı ile modern buğdayın farkları:

  • Siyez buğdayının tanesi modern buğday tanesine göre çok daha küçüktür.
  • Siyez buğdayı da modern buğday gibi gluten içerir ancak içerdiği gluten miktarı daha az ve daha kalitelidir.
  • Siyez buğdayı, içerdiği yüksek miktardaki karetonoidlerden kaynaklı kanser gibi ciddi hastalıkların önlenmesine fayda sağlar. Modern tam buğdayda bu karotenoidleri bulmak zordur.
  • Siyez buğdayı modern buğday göre 2 kat fazla A vitamini içerir.
  • Siyez buğdayı modern buğday göre 3-4 kat daha fazla lutein içerir.
  • Siyez buğdayı modern buğday göre 4-5 kat daha fazla riboflavin içerir.
  • Siyez buğdayı, genetiği değişmemiş bir buğday türüdür.
  • Siyez buğdayı, danesi, bulguru ve unu çorba, salata, sos, ekmek, pankek, waffle, güveç gibi çeşitli yemeklerde kullanılır.